Tuesday, February 17, 2009

Gazanfer Özcan



Bir cok sanatci ölümünden sonra üzüldügümü bilirim ama nedense ilk kez bir tanesi, gözlerimin dolmasina neden oldu. Apayri üzüldüm nedense onun icin. Fotograflarina baktikca, aglamamak icin zor tuttum kendimi. Allah rahmet eylesin.

Sunday, February 15, 2009

Genbilim: Çalıntı Makaleler sitesi

Bu site (http://www.genbilim.com) maalesef Türkiyedeki telif haklarina saygisizliginin "Türkiyenin Bilim Sitesi" adi altindaki tezahüründen baska birsey degil.

Neden mi? Cünkü, sitede binlerce (evet binlerce) nereden çalindigi belirsiz, sadece dogrudan kopyala yapistir yapilarak eklenmis makale var.

Kimyasanal'daki yazilarimizin da bilimum forumlarda fütursuzca kopyalanarak (hatta okumadan kopyalandigi konusunda ispatlarimiz da var) dagitilmasina alisigiz. Hani denilebilir ki o tür forum sitelerinde, yazilarin bu tarz bir sekilde kopyalanip yapistirildigi belli zaten. Bir nebze olsun yapilan terbiyesizligi yumusatiyor. Ancak Türkiye Bilim Sitesi adi altinda yayin yapan ve insanlarin kendilerinin yazarak makale eklemesi beklenen bir site olan genbilim.com'un bu tür birsey yapmasi kabul edilir bir davranis degil.

Ve sitede bunun icin, "bakin telif haklarina cok saygiliyiz" havasi icinde, makalelerin yaninda, "rapor et" kismi konmus. Buraya makalenin kendinize ait oldugunu söyleyen ispatlayan seyler yazmaniz bekleniyor.

Sitenin yöneticileri bu uygulamanin komikliginin farkinda da degiller. Önce binlerce makaleyi sagdan soldan bulup siteye ekle, sonra da makalesi olan, rapor et kismi ile bildirsin, isterse sildirsin deyiver. Bu etik olmayan bir davranisin en küstahca disavurumundan baska bir sey degil. Her gün, bakalim bugun hangi yazimizi calmislar diye siteye girip bir de "Rapor et" kismiyla mi ugrasmak zorundayiz. Akli ve mantigi calisan her insan, bastan itibaren o yazilarin isimsiz bir sekilde konmamasi gerektigini anlar ama bu sitenin sahibi basta olmak üzere varsa baska editörleri bunu anlamamakta israr etmektedirler.

Bu durumun etik ve telif haklarina aykiri oldugunu belirten yazilarimla bir sonuc alamayinca, site icindeki "rapor et" kismini da kullanmistim aylar önce. Siteyi yukarida belirttigim sekilde elestirdigim yazilarin silinmesi saatler bile almazken, bu rapor et kismini kullanarak rapor ettigim yazilarin silinmesi haftalar sürdü. En nihayetinde lütfedip sildiler diye de sevindim(!).

Ancak, gecen ay tekrar bir sekilde yolum düstügünde, gördüm ki, o haftalarca ugrasarak sildirdigim yazilar aynen tekrar geri konmus siteye. Bu kadarina da pes artik.

Ve dün aksam, eksisozluk'ten de  evreniz  ve  wunjo ,
 http://www.moleschino.org  isimli sitedeki kendilerine ait yazilarinin herhangi bir isim vs. belirtmeden, genbilim.com tarafindan izinsiz bir sekilde yayimlandigini yazdilar. Yalniz olmadigimizi görmek sevindirdi sahsen.

Bu olayin da ardindan dün aksamdan beri genbilim.com forumuna su metni iki defa koymama ragmen, bu yazilari silip forumlarina birsey yazmami yasakladilar:

Sayin site yöneticileri ve okurlar

Icinde bulundugunuz sitenin, telif haklari konusundaki eksikliklerin ne kadar farkindasiniz bilmiyorum. Sitede binlerce telif haklarini ihlal eden makale var. Bunlarin buraya genbilim editorial adi altinda konmasi yasal degil. Kaynagini bilmediginiz yazilari, kopyala yapistir yaparak, Türkiye Bilim Sitesi olunmaz. Kaynagini belirtseniz bile, yazi sahibinden izinsiz bir sekilde yazilari koyamazsiniz. "Ama bu yazilarin bir cogu baska sitelerde de kaynaksiz bir sekilde var" demek de bir savunma degildir. Aylar önce bu siteden sildirdigim yazilarin tekrar siteye yüklenmis olduklarini görüyorum. Sanirim Fikir ve sanat eserleri kanunun 71. Maddesinin 3- e 4. fikrasini tekrar hatirlatmam gerekecek.

3. Başkasının eserini kendi eseri veya kendisinin eserini başkasının eseri olarak gösteren veya 15 inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne aykırı hareket eden,

4. 32, 33, 34, 35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddelerdeki hallerde kaynak göstermeyen veya yanlış yahut kifayetsiz veya aldatıcı kaynak gösteren,

Kişiler hakkında, iki yıldan dört yıla kadar hapis veya ellimilyar liradan yüzellimilyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden hükmolunur.

Büyük bir yanlislik icerisindesiniz ama görmüyorsunuz bunu. Ne zaman düzeltirsiniz bu durumu bilmiyorum.


Ve isin trajikomik tarafi, an itibariyle sitenin anasayfasinda büyük harflerle su sekilde bir ifade var:

10.000.000
genbilim makaleleri 10 milyon'dan fazla okundu. Türkiye Bilim Sitesi olarak tüm okurlarımıza sonsuz teşekkürler.


Simdi bu insanlar, sagdan soldan caldiklari makaleleri "genbilim makaleleri" adini koyma yüzsüzlügü ile halen yayin yapabilmekteler. Hatta o kadar yüzsüzler ki, kendi vicdanlarini rahatlatmak adina belki de, yazarin izni olmadan, yazarin adini ve soyadini vererek bile yayimliyorlar. Mesela Celile Demirbilek'in Kimyasanal'da yayimlanan  Kimya'da Kadin  yazisini, Celile'nin ismi ile  genbilim.com'da  bulabilirsiniz. Bu durumu Celile'ye sordugumda ise kendisinden herhangi bir sekilde izin alinmadigini, haberdar bile edilmedigini söyledi. Ayni sekilde Yunus'un da Kimyasanal'daki yazilarindan bir kacinin bu sekilde alindigini görebilirsiniz.

Eger siteye de söyle bir bakarsaniz, bu sitenin reklam da aldigini görüyorsunuz. Kendi ifadelerine göre de günde 20 bin ziyaretcileri varmis. Simdi binlerce calinti makale ile yayin yapan bu sitenin bu reklamlardan ne kadar kazandigini da merak ediyorum.

Eminim bu sitenin editörleri yaptiklari seyin yanlisliginin cok da suurunda degiller. Ancak kendilerine defalarca yaptigim aciklamalara, sadece bunlari silerek cevap vermelerinden, pek de akillanmaya niyetleri olmadigini görüyorum.

Tüm bunlarin sonucunda, yaptiklari bu ahlaksizlik ve fütursuzlugun üstüne, bize yasal olarak isleme gecmekten baska bir sans tanimamaktadirlar. Kendileri bilirler.

Sunday, July 27, 2008

Genisletilmis Carpe Diem

Sadece o ani yasamakla yetinemeyen ama o andan da kopamayan insanlar icin gelistirilmis, genisletilmis carpe diem felsefesi.

o an + 1 saat
o an + 3 saat
o an + 12 saat
o an + 1 gun

gibi sürümleri mevcuttur. Felsefe kafe'nizden isteyiniz.

Friday, July 25, 2008

Seminerlerde düsünülenler !!

Seminerleri seviyorum. Eger konu ilgincse dinliyorsun, degilse de hayaller kurup, planlar yapabiliyorsun. Hem oturup hem de kendimle basbasa kalabilecegim nadir zamanlardan biri olabiliyor.

Bu hafta her gun "yaz okulu" adi altinda bir dizi seminer dinledim. Kimisinden buyuk keyif aldim, kimisi ise kalkip gitme istegi uyandirdi. Prensip geregi de uyuyamiyorum seminerlerde. Çok kaba buluyorum seminerlerde uyuyanlari. Eger cok uykun gelmis ise cikip gidebilirsin. Baska isle de mesgul olabilirsin ama uyumak dogrudan hakaretmis gibi geliyor. Sanirim, kendime yapilmasini hoslanmadigim icin ozellikle buyuk tepki veriyorum. Neyse.

Bu bir hafta boyunca, epey bir not aldim. Aldiklarimin cogu kendimle ilgili seyler. Belli bir kismi kimya ile ilgili ama seminerlerle ilgili olan kismi sadece %5 kadardir. Cogunlugu, yapmam gerekenleri listesi. Ama alisveris listesi seklinde degil. Genel olarak, deneylerle, yasamimla, e-dergiyle, isle gucle ilgili seyler. Cok da guzel bir yaziyla yazmis olmam, simdi donup donup bakmama sebep oluyor, iyi de oluyor. Yazimin, kullandigim kagit ve kaleme gore bu kadar degistigini yeni anlamis degilim ama bir kez daha onaylamis oldum. Kesinlikle, guzel bir kalemle, cok daha guzel yaziyorum.

Yapacaklarim arasinda not aldiklarimin arasinda, ozcubukcu.com icin birseyler dusunmek de vardi. Giris sayfasi ve ben kimim kisimlari icin birseyler dusun, yap demisim kendi kendime. Sonra dusunmeye basladim, ben kimim diye. Sonra, yaklasik bir sayfa kadar birsey cikti. Kendimi hic bu sekilde topluca tarif etmemistim. Tariflerden cok, hayatimin cok kisa ozeti seklidne ifadelerdi bunlar. Mesela mi? Soyle birkac tanesini yazayim:

- saçindaki kotu saçlari yolmaya bayilan;
- coraplarinin tekini surekli kaybeden;
- "ben 6 yasimdan beri gozluk takiyorum ulan" diyebilen;
- her daim bir adada yasamak isteyen;
- sosyal bir cay-kahve icicisi olan;
- sandaletin icine çorap giymeyi seviyorum diyip, kekleyen;
- Izmir, Alsancak'taki Ofis Çiftçinin Kara Gün Dostudur yazisini 6 yil boyunca okuyamayan;
vs.vs. bunun gibi seyler iste.


Daha fazlasi, belki yakin belki daha uzun zaman sonra ozcubukcu.com'da bulunacak. Ya da ben vazgeçecegim. Kim bilir.

Friday, April 11, 2008

Beslenir ki bu - Ugur Gürsoy



Aklima geldikce hala gülüyorum. Haftalar önce okumustum bu karikatürü ama ta ki dün Ali'nin, "beslenir ki bu" kismina vurgu yapmasiyla baska bir boyut aldi bende. Ilk okudugumda daha çok "kendini kaybetti" kismina gülmüstüm ama simdi bu "beslenir ki bu" yu tekrar edip duruyorum kendime.
"beslenir ki bu"

Tuesday, February 26, 2008

Smint

1- Emre'ye daha evvelden siparis ettigi `smint`leri kendisine teslim ettikten sonra bir sonraki ziyaretimde, o benden istemeden markette gorunca alayim simdiden de gotureyim, sevindereyim kendisini diye dusunuyordum. Aldim bir paket smint ve kitapligin rafina koydum. Gitme zamani yaklastiginda, kesin o gun cantami hazirlarken unuturum diye simdiden cantama koymayi dusundum ama sonra vazgectim. Ziyaret zamani ise birden jeton düstü ve kendisine bir kutu smint aldigimi hatta boyle boyle unutmayayim diye onceden koymayi dusundugumu ama yine de unuttugumu soyledim ve kendisi de dusunmen yeterdi canim diye karsilik verdi, sarildik aglastik (abarttim tabii).



Ziyaret bitti, eve döndüm. Cantadaki esyalar bosaltilirken, cantamin icinden bir kutu smint cikti. Ben sminte, smint de bana bakti. Bir an anlam veremedim bir an. Olan olmustu bir kere. Unutmayayim diye onceden cantaya koyma dusuncesi unutulmamistir ama eyleme gerceklestirdigim unutulmustur.

Cikarilan ders: Unutmayayim diye cok onceden birsey yapmamali. Yapmis oldugunu unutmak da mumkun.

2- Bugün laba geldigimde ceplerimde telefonumu göremeyince, ah iste yine telefonu evde unuttum dedim. Defalarca basima geliyordu su son günlerde. Yemekteyken de söyledim cümle aleme, telefonumu evde unuttum, e-mail atin birsey olursa diye. Lab cikisi, eve ugradim, bir adres almam gerekiyordu ve postaneye gittim. Yolda, ah bak keske telefonumu yanima alsaydim hazir eve ugramisken dedim. Ama zaten sadece postaneye gidip gelecektim. Postanede sira beklerken, bozuk paralarimi cikartip, onlarla ödeme yapayim diye cantamin cebini kurcaladigimda, telefonumu gördüm. :).

Cikarilan ders: Salih o kadar da unutkan biri degilsin. Unutmayip sonrasinda yaptigini unutuyorsun, yeter artik.

Sunday, February 24, 2008

Umut Sarikaya'dan..

Süper tesbit diyorum baska birsey demiyorum...
Posted by Picasa